detaylı arama
Günün Başlıkları (105)(117)

Türkiye'nin gelişmesi için yapılması gerekenler


/ 2 >>
  1. 1.
    Bir defa "Neden tarım bitiriliyor?" gibi ilkel fizyokrat mantalitesiyle hareket edilmemeli. Ağır sanayinin tesisi için ulusal şirketlere devlet desteği sağlanarak dünya konjonktürü rahatsız edilmemeli. Devlet desteği kobilerden çekilmeli. Büyük oynayan büyük kazanır.

    Bu yazı, Kefalist tarafından, 23 Nisan Salı 2013 saat 01:22'de yazıldı

    -
    Kefalist
  2. 2.
    İktidara doğru düzgün bir parti getirilmeli.

    Bu yazı, mene tekel feres tarafından, 23 Nisan Salı 2013 saat 01:23'de yazıldı

    -
    mene tekel feres
  3. 3.
    Tamamıyla serbest piyasaya yönelik atılımlar yapılmalı...

    Bu yazı, Liberty tarafından, 23 Nisan Salı 2013 saat 01:31'de yazıldı

    -
    Liberty
  4. 4.
    Dinimize ağırlık vermeliyiz
    ters kanattan atağa kalkmalıyız
    yemyeşil dolarlarla dinimiz İslamdır bizim
    Amin cümlemizin...
    ve dahi cümlelerimiz de düşük olmamalıdır belki
    ve belki düşük cümleler daha şık durmuyordur da bu satırlarda
    ama olsundur ne güzeldir onları böyle sıralaması ohhh
    bir de futbol alanındaki gelişmeleri katmalıyız
    ekonomilerde uçuşlara Ali Ağaoğlu gibi saklamalıyız dairelerin bir kısmını
    batmaktan kurtulmak için çabalamalara....
    ve sonra cincir denen iki tekerlekle dolanarak ortalığı
    kötü yönetmenlerle iş birliği halinde
    bir de kötü yönetmen deyince aklıma geldi
    Sinan'ın filmlerini izlemesi Çetindi reklamları onlardan da çetin çıktı.

    Bu yazı, Seri Gafil tarafından, 23 Nisan Salı 2013 saat 01:45'de yazıldı

    -
    Seri Gafil
  5. 5.
    Ekonomik/maddesel bir gelişme mi yoksa düşünsel anlamda mı bir gelişme mi veya gelişme, kimin için?

    Bu yazı, social sosyal tarafından, 23 Nisan Salı 2013 saat 02:06'da yazıldı

    -
    social sosyal
  6. 6.
    Türkiye'de hatta dünya'da unutulan birşey yeniden hatırlanmalı. O da, "doğa-insan" ilişkisidir. İnsan; teknoloji, sanayi faaliyetleri, modernizasyon derken nereden geldiğini unutmuş ve geldiği öze küresel/ulusal sermayederlerin kucağında ihanet etmektedir. Gelişmişlik seviyesi dediğimiz olay benim nezdimde, bireysel kültürel ve bilgisel gelişmişliktir. Ülke/devlet dediğimiz olay hayali bir olay olmasının yanında sadece "insan" dayanaklı kurulmuş bir yapıdır. Bu yüzden devletin bir numaralı uğraşı insan sömürüsü değil, devletin insana etkisi yönünde olmalıdır. İnsanlar gelişir, değişir ve kültürel dolgunluğa sahip olurlar ise o çok sevilen devlet kurumu da o seviyede büyür.

    En büyük olması gereken fakir/zengin arasındaki uçurumun ortadan kaldırılması ve ortalamanın "10-1" seviyesinden, "4-6" seviyelerine çekilmesidir. Çünkü 10-1'inde ortalaması 5 sayısıdır, 4 ile 6 sayısınında ortalaması 5'dir ama fark aradaki uçurumdur. Kişiler doğuştan fakir ise "serbest piyasa" üzerinde tutunamazlar. Bu da doğuştan adaletsiz bir ortam yarattığından devlet kurumunun insana etkisinin olmayışı kişileri fakirleştirecek veya orta kesimi sömürenlerin ortaya çıkmasına sebebiyet verecektir.

    Gel gelelim insanlığın birinci hakkı yaşam hakkıdır. Bu da temel de gıda ve barınma gereksinimi demektir. Ülke sınırları içerisinde belli seviyenin altında olanlara sadece seçim dönemi değil, düzenli gıda/yakacak yardımı yapılmalıdır. Eğer düzenli yardım gerçekleşmiş olursa, "yardım edilmiş yoksulluk", "ortadan kalkmış yoksulluk" kavramına dönüşecektir. Devletin asli görevi kişilerden aldığı vergileri, kişilere geri döndürmek ve insanları için çalışmaktır. Onlardan aldığı vergiler ile yaptıklarını, satmak [özelleştirmek] değildir.

    İkinci kısım ise temek gıda maddelerinde faydanlanmaktır. İnsalık tarihinden bu yana temel gıda maddesi ekmek ve su olmuştur. Bu iki temel gıda maddesi halka bedava verilmelidir. Türkiye bunu karşılayabilecek seviyede su kaynağına sahiptir. Buğday nerede var derseniz o aşağıda yazmaktadır.

    Üçüncü olması gereken evsizlerin tamamı tespit edilmelidir. Evsiz olmaları onları suçu değildir, hayatın ve hayatlarının o yönde şekillenmesidir. Bu yönde "Toki" denen kurum görevine devamının yanında evsizlere yönelik "köyler" kurmalı ve devlet köy içerisinden kişilere bahçe/ ekilecek tarım toprağı vermelidir. Toprak devletin değil hepsi kişilere verilmelidir. 3/6/12 aylık eğitimler ile hayvancılık/tarım hakkında eğitimden geçirilerek hepsi birer "modern köylü" haline getirilmeli, böylece hem kişiler hemde devlet içerisinde "organiklik" olmuş olacaktır. Kişiler böylece hem barınma, hem gıdaya sahip olduklarından ve her biri farklı bir şey ekip/yetiştirdiğinden kendi içerisinde dönen bir takas sistemiyle devamlılık sağlanmış olan modern köyler kurulmuş olacaktır. Bunun adı bozkır kültürü'dür ve küçük köysel bir proje olduğundan, o kültür içerisinde doğan dönemsel sorunlardan kaynaklı bir takım bunalımlar da yaşanmayacaktır. Ayrıca köy içerisinde kendilerine yetecek olan ürün hesaplanmalıdır ve arta kalanlar; hallerde, ülkenin diğer bölgelerine gönderilmek/satılmak için pazara aktarılmalıdır. Bu proje bölge/il farkı olmaksızın her bölgede uygunlanmalıdır.Sadece bir bölgeye yönelik köyler kurulmamalıdır.

    Teknolojik ve keyfi olmayan her üründe vergi oranları düşürülmelidir. (Giyim, okuma, gıda, ilaç, ... ) Her mahalle'de bir kütüphane değil, "her evde kütüphane" kurulmalıdır. Kişilerin okuma alışkanlığına devlet karışmamalı ve kişi istediğini okuma hakkına sahip olmalıdır. Devlet bu konuya ideolojik yaklaşmamalıdır.

    "Askerlik/Dış güvenlik" yerine "iç güvenlik" kurumları silahsızlanarak sadece toplumal üst düzey olaylara müdehale edecek seviyeye getirilmelidir. Askerlik kurumu ortadan kaldırılmalıdır. (Bu sadece Türkiye'de değil, dünyanında gerçekleştirmesi gereken bir olaydır.) Toplumun silahlanması önlenmelidir yani bireysel silahlanma.

    Şehirler büyümemelidir. Aynı seviyede tutularak, şehirler merkezi yönetim olmalı, şehir dışlarında köyler/kasabalar kurulmalı, kurulu olanlara da hak ettikleri değer verilmelidir. Toprağı olmayan bir köylü kalmayacak seviyede gelişmişlik sağlanmalıdır. Kısaca, köylü esnaf olmaya zorlanmamalıdır. Şehir yönetimleri ile her köyün yönetimi anayasal hükümlere bağlı olarak idarisi ayrı olmalıdır.

    Köyler modernize edildiğine göre yolları ve köysel dağınıklığı gidrilmiş olduğundan eğitim üst düzeye çekilmeli ve her köye bir anaokulu ile ilkokul yapılmalı. Her 4/8 köyü kapsayacak merkeze bir lise inşaa edilmelidir. Bunun akabinde her 8/12 köyü kapsayacak şekilde köysel bir iş imkanı verecek meslek yüksekokulları kurulmalı ve köy sisteminin devamlılığı sağlanmalıdır. Üniversiteler sadece şehir merkezlerinde kurulu olmalı ve isteyen köylü kesime "hayır gidemezsin" gibi bir yaptırım uygulanmamalıdır. Zaten sistem kusursuz işlediğinde kişiler köyden -> kente göç etmek istemeyeceklerdir.

    [...]

    Daha o kadar çok şey yazılır ki. Bu sadece yüzeyseldir ve olmasını istediğim sistemin iç mekaniğidir. Birde üstüne bir kaç cümleyle açıklanacak bir olay da değildir maalesef. Zaten bugün dünyanın bu halde olmasının sebebi birkaç cümlelik adamlarca yönetilmemizdir.

    Bu yazı, Sobek tarafından, 23 Nisan Salı 2013 saat 22:19'da yazıldı

    -
    Sobek
  7. 7.
    Din, ırk ve ideoloji tartışmalarını ve savunmalarını bir kenara bırakıp herkesi tek çatı altında toplamak.

    Bu yazı, tarafından, 24 Nisan Çarşamba 2013 saat 17:38'de yazıldı

    - -
  8. 8.
    Sanayi teşvik fonları ile girişimcileri cesaretlendirmek

    Bu yazı, tarafından, 24 Nisan Çarşamba 2013 saat 17:38'de yazıldı

    - -
  9. 9.
    Mesleki eğitimini almış insanları o alanlara yerleştirmek, bunun için gerekirse zorlamak.

    Bu yazı, tarafından, 24 Nisan Çarşamba 2013 saat 17:38'de yazıldı

    - -
  10. 10.
    İktisat fakültesi bitirmiş adamı kültür ve turizm bakanlığına göndermemek.

    Bu yazı, tarafından, 24 Nisan Çarşamba 2013 saat 17:39'da yazıldı

    - -
  11. 11.
    Osmanlı'nın yıkılışındaki iktisadi sebepler incelenerek fikir yürütülmesi gereken husustur.

    Bu yazı, saydam tarafından, 24 Nisan Çarşamba 2013 saat 17:56'da yazıldı

    -
    saydam
  12. 12.
    "Ağaş yaş iken eğilir." diyerekten öncelikle ülkemizde eğitim konusunda artık değişmeyecek bir düzen getirtilmelidir.Yıllardır yok sbs yok öss yok oks sımdı de lys,ygs...bu şekilde hepimizi adını sanını çevirip çevirip sınavlara tabi tutuyorlar ondan sonra ilerde topluma katkı sağlayacak bireyler olmamız isteniyor.Öncelikle eğitimi düzelt önce sen dur bir düşün 'ben ne yapıyorum bu yeni yetişen genç nesle?' hoş artık yeni nesilde iyice başka şeylerin derdinden o kadar hazırcılığa alışmışlar ki biri gelsin de yapsın diye bekliyorlar.Eğitim dediğimiz sadece okulda olan bir şey değil eğitim çok küçük yaşlarda başlar sonuçta bizim nam-ı diyar türk ailelerimiz sorumluluklarını iyi bilerek geleceğin nesillerini topuma iyi hazırladıkları sürece ve aynı zamanda devletimizin de sürekli yeni sınav sistemleri getirip değiştirmesi yerine yetişen nesli ezberci bir toplum yapmamak adına ülkemizin,geleceğimizin,en önemlisi de yetişen neslimizin onlara miras bırakacaklarımız için daha iyi neler yapabilirler bunu düşünmeliler adam akıllı.Yoksa bu memlekette 'ben yapmam o yapsın', 'bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın', 'ben ona buna karışmam' diyen adamımız daha çok olur daha çok sayarız yerimizde.
    Büyüme dediğimiz sadece ekonomiyle olsaydı iyiydi. Sosyo-kültürel alanlarda da toplumumuz kalkındırılmalı ve gereken neyse o yapılmalı.

    Bu yazı, awenue tarafından, 24 Nisan Çarşamba 2013 saat 18:40'da yazıldı

    -
    awenue
  13. 13.
    90 yıl önce ki durumlara düştüğümüzden sil-baştan yapılması gereken ne ise onlar yapılmalıdr.
    Derhal tarım ve hayvancılıkta üretime geçiliren eğitimve öğretimde reform değişikliklere gidilmelidir.
    Ve en önemlisi Atatürkçülük haricinde sağ veya sol örgütlenme durdurulmalıdır.

    Bu yazı, Mary Mory tarafından, 24 Nisan Çarşamba 2013 saat 19:09'da yazıldı

    -
    Mary Mory
  14. 14.
    Hiç bir şey yapılmasa da olur ..

    Bu yazı, kel tarafından, 24 Nisan Çarşamba 2013 saat 19:10'da yazıldı

    -
    kel
  15. 15.
    siyasi iktidarlar, cahil ve vasıfsız gençliğe sahip olan bir ülkeyi geliştiremez.

    "ne iş olsa yaparım abi" formatında olan insanlara peygamber gelse, nafile.

    Bu yazı, rabbim götür dedi tarafından, 24 Nisan Çarşamba 2013 saat 19:38'de yazıldı

    -
    rabbim götür dedi
/ 2 >>

Dolu Sözlük 2011

Dolu Sözlük içerisinde yer alan, Dolu Sözlük tarafından derlenen bilgiler tamamı ile doğru ve gerçektir.Tümünün akademik temeli ve meşru bir kaynağı vardır.t kullanıldığında kaynağın gösterilmesi zorunludur.Dolu Sözlük içerisindeki kullanıcıların yazdıkları ya da yazacakları yorumların,konuların gerçekliğini Dolu Sözlük garanti etmez,kullanıcılar Dolu Sözlük te eğlence amaçlı,çeşitli paylaşımlar ve yorumlar yapabilir bunlardan doğacak tüm hukuki durumlarda Dolu Sözlük sorumlu değildir.Kişiler kendi yazdıklarından sorumludurlar.Dolu Sözlük kanunlara saygılı fakat yasakçı zihniyete karşıdır.Daha fazla özgürlük naraları arasında daha fazla yasakçılık zihniyetine kesinlikle karşıdır.Dolu Sözlükteki içerik küçükler için zararlı da olabilir.Dolu sözlük 18 yaşından küçüklerin kayıt olamayacağı bir sayfadır.
MOBiL SiTE | KULLANIM ŞARTLARI | GİZLİLİK İLKELERİ | SIK SORULAN SORULAR | HAKKIMIZDA | KORKUSiTESi.COM | HANGiFiLM.NET