detaylı arama
Günün Başlıkları (60)(75)

Avrupa Hunları


  1. 1.
    Avrupa Hun İmparatorluğu ile ilgili şu ana kadar en hararetli tartışılan konu Avrupalı Hunların soyları olmuştur. Birçok bilim adamı bu Hunları "Türk" sayarken, bazıları "Fin-Ugor, Uygur, Moğol, Türk-Moğol, Türk-Moğol-Mançu, Slav, Germen, Kafkas" kavimlerinden de geldiklerini söylerler.

    Avrupa Hunları’nın bir Türk topluluğu olan Hiung-nu olduğunu ilk defa Deguignes ortaya koymuş ve Avrupa Hunları ile ilgili ilk kaynak ta işte bu zamanda ortaya çıkmıştır. M.Ö. 355 Hunların Alan topraklarını ele geçirmesinden bahseden bu belge de, Hunların Asya’dan Çin baskısı ile batıya yöneldiğini açıklamaktadır.

    Avrupa Hunları’nın tarihi biraz da Asya Hunları’nın tarihinin bitimi ile alakalıdır. Asya Hun İmparatorluğu’nda M.Ö. 48 yılında kağanlar arasında çıkan mücadeleler sonunda Ho-han ve Chih-chih’in arasında İmparatorluk ikiye ayrılmış ve Chih-chih’in emrinde bulundurduğu topluluklar M.Ö. 174-160 yılında Altaylara gelen Türk toplulukları ile beraber BatıTürkistan’a doğru ilerlemişlerdir. Hunlar Aral Gölü ile Hazar Denizi arasını M.S. 4. yüzyılın ortalarından itibaren yurt tutarlar. M.S. 330’da Hunlar artık Kafkaslar’da at gezdirirler. Hatta, Mazdaizm tesirinde kalan Alanların ölülerini yakma kültüründen de etkilenen Hunlar, daha sonra bu şekilde gömü gerçekleştirmişlerdir.

    M.S. 180 yılında meydana gelen Got istilası ile yıkıma uğramayan tek Sarmat grubu olan Alanlar, Gotlarla Don nehrini aralarında sınır kabul etmişlerdir ama Hunlar M.S. 355-365 yılları arasında İdil’i geçerek Alanlara büyük bir saldırı gerçekleştirirler. Bu saldırı ile Alan devleti çöker ve Hun hakimiyeti altına girer.

    Hunlar kendilerine katılan Alan askerleri ile beraber iyice güçlenirler. Bir süre sonra batı bölgelere saldırmak için hazırlıklara başlarlar. Bu tarihten itibaren Hunların batı komşusu Ostrogotlar olur. Karadeniz’in kuzeyinde; Don ve Dinyeper nehirleri arasında Ostragotlar, onların batısında Vizigotlar, Transilvanya ve Galiçya’da Gepidler, bugünkü Macaristan’da ise Vandallar bulunuyordu. Bu dört toplulukta Germen soyludur.

    Bu tarihte Hun İmparatorluğu’nun başında Balamir adında bir kağan bulunuyordu. Balamir, M.S. 374 tarihinde büyük bir güçle İdil nehrini geçerek Ostrogotlara saldırır. Bu tarihten sonra Ostrogotlar iç işlerinde özgür dış işlerinde Hunlara bağlı bir hale gelirler.

    Hun akını Ostrogotlarla kalmaz, hazırlıklarını tamamlayan Vizigotlar içinde barındırdığı diğer Got topluluklarla beraber içlerindeki tüm sorunları unutarak Hunlara karşı birleşirler. Fakat M.S. 376 yılında bir gece aniden Vizigotların üzerine saldıran Balamir, Vizigotların çözülmelerine sebep olur.

    M.S. 402 yılında Hun başbuğu Uldız, Tuna’yı tekrar geçerek kavimler göçünün ikinci dalgasını başlatır. Vandallar ve Vizigotlar Hunlardan kaçarak İtalya’da gözükmeye başlarlar.

    M.S. 422 yılında Hun akınları Tuna’nın ardından tekrar başlar. Bu devir de Hunların başında Rua isimli bir başbuğ vardır. Rua, İmparatorluğu kardeşleri Muncuk ve Oktar ile yönetiyordur. Attila’nın babası olan Muncuk ise erken yaşta vefat eder. Bir diğer kardeş olan Aybars ise İmparatorluğun doğu kanadını, Oktar ise batı kanadının yönetir. Bizzat Rua’nın komuta ettiği saldırı ile Makedonya ve Trakya’yı istila ederler. Aynı zamanda Doğu Roma ordularının İran’la savaşta olması Hun ordularının Balkanlar’da fazla zorlanmadan ilerlemelerini sağlar. Doğu Roma’nın zor durumda kalması hemen bir anlaşma yolu aramasına neden olur.
    Anlaşma neticesinde Doğu Roma Hunlara yıllık 350 libre altın ödemeyi kabul eder.

    M.S. 434 yılına gelindiğinde Avrupa Hun İmparatorluğu’nun başında bulunan Rua ölür. Rua’nın ölmesi ile Doğu Roma büyük bir nefes alır ama yerine geçen bağbuğ Rua’dan daha güçlü ve daha sert bir yapıya sahip Attila’dır.

    M.S. 444-445 yıllarında Avrupa Hun İmparatorluğu’nun hükümdarı Attila’nın ağabeyini öldürür ve Attila tek başına Avrupa Hun İmparatorluğu’nun başına geçer.

    Attila, I. Roma Seferi’nde direk Roma’ya gitmek yerine Ren nehrini geçer ve Galya’da bulunan birçok şehri kuşatıp alır. Galya’da Paris ile Troyes şehirleri hariç tüm şehirler Attila tarafından ele geçirilir. Her iki tarafında ağır kayıplar verdiği savaşın sonucu iki taraf içinde kesin sonuçlarla belirlenemez. Hun birliklerinin 100.000’i Türk, 100.000’i Germen, Slav, Gepid, Ostrogot, Rugi, Skir, Quad, Alaman, Herul, Thüring, Burgund ve Franklar’dan meydana gelmektedir. Batı Roma’nın da 200.000’e yakın askerinin bir araya geldiği savaşta tarihi verilere göre 165.000 kayıp verilir.

    Attila M.S. 452 yılında 100.000 kişilik orduyu Alpler’den geçirerek Venedik düzlüğüne getirir. Kuzey İtalya’yı işgal ederek Başkent Ravenna’yı tehdit eder. Milano’da Hunları öldürmüş iki Romalı asker tasvir eden resmi indirip yerine kendisini tahtta oturur iki imparatoru da yanlarında olarak gösteren resmi koydurur.

    Roma İmparatorluğu’nun dokuzuncu büyük şehri Aquileia’yı ele geçirerek tahrip ettikten sonra, Attila’nın bu ilerleyişini ancak Papa I. Leo'nun durduracağını düşünürler. Dört yıl önce Doğu Roma İmparatorluğu’nun kapılarında olan Attila şimdi Batı Roma’yı tehdit eder bir hale gelir. Attila ile görüşen Papa şehri esirgemesini rica eder. Attila, Roma’yı yağmalamadan ve Batı Roma’nın artık kendi hakimiyeti altında olduğuna inanarak ülkesine geri döner. Ancak ülkesine döndükten kısa bir süre sonra rivayete göre gerdek gecesinde burnundan kan boşanarak bir iç kanama neticesinde ölür.

    Attila’nın ölümünden sonra karısı Arıkan’dan doğan üç oğlu da devleti yönetme kabiliyetini gösteremezler. Büyük oğlu İlek babasının ölümünden sonra İmparatorluğun başına geçer. İlek babasının yerini dolduracak güç ve çapta değildir, ayrıca kardeşler arasındaki çekişmeler de bağlı kavimlerin bir biri ardına ayaklanmalarına neden olur. İlk isyanı Attila’nın sadık dostu Gepid kralı Ardarik tarafından gelir. Ardından Rugiler, Heruller, iki Sarmat grubu, Skirler ve Quadlar da isyan bayrağını açarlar.

    Avusturya’da yapılan savaşta Hunların ağır kayıplar vermesi ve 30.000 kişinin kılıçtan geçirilmesi olayının yanında İlek’in de aynı savaşta ölmesi Avrupa Hun İmparatorluğu’nu daha da zor bir duruma sokar. Diğer oğlu Dengizik ise çok cesurdur ama siyasi zekadan yoksundur. Küçük kardeşi İrnek ile İmparatorluğu toparlamak isterler ama Bizanslılarla yaptığı mücadeleler sonucunda esir edilir ve İstanbul’a getirilerek idam edilir.

    Attila’nın üçüncü oğlu İrnek ise kendi bünyesindeki Hun birlikleri ile Tuna ile Dinyester arasındaki sahaya çeker ve bu topluluk daha sonra meydana gelecek Macar ve Bulgar topluluklarının oluşumunda büyük rol oynar.

    M.S. 552’den sonra Don boyuna gelmeye başlayan Avarlar, Hun hakimiyetine kesin bir son getirirler.

    (bkz: Hunlar)
    (bkz: Macarlar)
    (bkz: Bulgarlar)
    (bkz: Attila)

    Bu yazı, Sobek tarafından, 30 Mart Cumartesi 2013 saat 15:58'de yazıldı

    -
    Sobek

Dolu Sözlük 2011

Dolu Sözlük içerisinde yer alan, Dolu Sözlük tarafından derlenen bilgiler tamamı ile doğru ve gerçektir.Tümünün akademik temeli ve meşru bir kaynağı vardır.t kullanıldığında kaynağın gösterilmesi zorunludur.Dolu Sözlük içerisindeki kullanıcıların yazdıkları ya da yazacakları yorumların,konuların gerçekliğini Dolu Sözlük garanti etmez,kullanıcılar Dolu Sözlük te eğlence amaçlı,çeşitli paylaşımlar ve yorumlar yapabilir bunlardan doğacak tüm hukuki durumlarda Dolu Sözlük sorumlu değildir.Kişiler kendi yazdıklarından sorumludurlar.Dolu Sözlük kanunlara saygılı fakat yasakçı zihniyete karşıdır.Daha fazla özgürlük naraları arasında daha fazla yasakçılık zihniyetine kesinlikle karşıdır.Dolu Sözlükteki içerik küçükler için zararlı da olabilir.Dolu sözlük 18 yaşından küçüklerin kayıt olamayacağı bir sayfadır.
MOBiL SiTE | KULLANIM ŞARTLARI | GİZLİLİK İLKELERİ | SIK SORULAN SORULAR | HAKKIMIZDA | KORKUSiTESi.COM | HANGiFiLM.NET